Tuesday, June 27, 2017

Müslüman en lüks malı mı kullanır?



Medyada boy gösteren din bilginlerinin farklı referansları, yorumları, yol gösterme amaçlı söylemleri ortalama insanın aklını çok karıştırmaktadır.

2017 yılının Ramazan ayında dikkat çekici söylemleriyle öne çıkan din bilgini Prof. Dr. Mehmet Okuyan olmuştur. “Kur’an-ı Kerim’i iyi anlamalıyız. Onu evde süs gibi tutmamalıyız. İbadetlerimizi içimizden gelerek, yasak savma kabilinden olmayacak şekilde yapmalıyız. Seferi olma şartları değişmiştir. Bir çok mealde çeviri sıkıntıları vardır. Din adamları ulaşılabilir olmalıdır vb.” şeklindeki söylemleriyle İslam dininin doğru anlaşılması için hayırlı adımlar atmaktadır.

Prof. Dr. Mustafa Öztürk de yazdığı mükemmel köşe yazılarıyla yeni bir İslam anlayışına önemli katkılar yapan nitelikli bir din adamıdır.

Aşırı makyajlı, şuh kızlarla şenlik havasında dini (?) sohbetler yapanlar ve cehalet akan üslubu ile gerici bir söylemle insanları dinden soğutan "cübbeli" lüks tüketim şarlatanları artık ekrandan silinmelidir.

Türkiye’de yaşayan 80 milyon insanın yüzde 99’unun Müslüman olduğu söyleniyor. Ancak bu pek doğru değildir. Önde gelen 10 kadar tarikat ve cemaatin yayınlarına, söylemlerine bakıldığında alttan alta kaynayan bir kazan olduğu görülür. Ekonomik çıkarlar hep ön planda yer almaktadır...

Şirketleşen, holdingleşen, müritlerini sürekli olarak para kaynağı gibi gören yapılar mutlaka tasfiye edilmelidir. Son model otomobillere binen, saray gibi evlerde yaşayan şeyhlerin gerçek İslam ile ilgisi yoktur. Din bu değildir. Binlerce Dolar saçarak Zemzem Tower gibi bol yıldızlı mekanlarda hac/umre ifa edenler de vicdanları kanatmaktadır.

Cehaletin diz boyu olduğu, sarıklı, şalvarlı olmayı dindarlık zanneden bir cemaate mensup tanıdığıma “Sizin şeyhiniz Yahudi üretimi lüks otomobillere biniyor. Havuzlu konakta yaşıyor. Bu İslam adaletine aykırı” dedim. Şu cevabı verdi: “Müslüman en kaliteli mala layıktır. Şeyhimizin lüks içinde yaşaması bizi rahatsız etmiyor vb.” Sadece laf ebeliği yapan, ekonomiden, finanstan, teknolojiden, bilimden kopuk bir şarlatanın peşinden giden insanlar Cenneti biraz zor göreceklerdir. Yakmayan kefen, rüyada Hz. Muhammed’i gösteren terlik vb. gibi ürünleri saf insanlara kakışlayan bu yapılar mutlaka temizlenmelidir.

Din adamı değilim. Çok derin dini bilgim de yok. Ancak Kur’an-ı Kerim’in 114 suresini Türkçe olarak birkaç defa okudum. İslamiyet’in çalışkanlık, adalet, eşitlik, düzen, bilim, sağlık, doğruluk, tutumluluk üzerine verdiği nasihatler bana çok makul gelmektedir.

Ali Özdemir

www.aliozdemir.net

No comments: