Saturday, May 6, 2017

ABD hiçbir zaman bize dost olmadı


FETÖ’yü, PKK’yı, İŞİD’i kontrol eden/yönlendiren ABD ve yndaşı ülkelerdir.
340 milyonluk bu devleti 5 milyonluk Yahudi (Musevi) yönetir. Yani ABD’nin en kritik, önemli görevleri bu etnik şebekenin elindedir.
Üniversiteler, şirketler, medya, eğitim, moda, eğlence sektörü tümden ele geçirilmiştir. 40 milyon insanın evsiz olduğu bu acımasız ülkede 100 milyon kadar insan okumayı bile doğru düzgün bilmez.
Osmanlı Devletinin yıkılmasında İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Yunanistan ve ABD gibi ülkelerin çok etkisi olmuştur.
Yeni kurulan Türkiye’nin yükselmemesi için 1945’ten sonra ABD’nin çok olumsuz etkileri olmuştur. 70 yıldır her işimize karışan ABD’den kurtulma çabaları çeşitli entrikalarla sindirilmektedir.
Türkiye’deki sapkın tarikatların, radikal dinci örgütlerin, aşırı sağ siyasi yapıların tepesinde de hep ABD vardır.
Sömürgeci, hırsız, vicdansız ABD’nin böl-yönet politikası her daim işletilmektedir. Sağ-sol kavgaları, Alevi-Sünni çatışmaları, laik-anti laik sürtüşmeleri, ilerici-gerici didişmeleri ABD ve diğer kukla emperyalist ülkelerin içimize soktuğu nifak tohumlarıdır.
1945 yılından sonra, eğitim yapımızı, askeri örgütlenmemizi, tarım, sanayi, teknoloji stratejilerimizi hep ABD belirlemiştir.
1952’de Türk Ordusu NATO’ya bağlanarak her türlü askeri faaliyetimiz ABD’nin kontrolü altına girmiştir.
Ülkemizin Beyaz Türklerinin, kripto Ermeni / Rum / Yahudi / Sabetayist / Pakradunilerin kritik görevlerde söz sahibi olması için her türlü hile yapılmıştır. Kendisi gerçekten Türk olmayan kriptoların çocukları gizli hedefi olan temel eğitim okullarında özel olarak yetiştirildikten sonra finansal kolaylıklarla (burs) ABD’de beyinsel bakımdan formatlanıp Türkiye’nin yönetim kademelerine oturtulmuşlardır.
Medya, siyaset, diplomasi, edebiyat, bürokrasi, tababet, moda, eğlence vb. sektörlerde kriptoların hala ağırlığı vardır.
16. yüzyılda İzmir’de doğup, Arnavutluk’un Ülgen Şehrinin Berat kasabasında vefat eden Sabetay Sevi’nin takipçisi olan, Türk ve Müslüman gibi görünüp Yahudiliğin bir kolu olan Sabetayizm cemaatine mensup olarak yaşayan kitle ülkemizin kaymağını yemeye devam etmektedir.
Bir tarafta 1400 TL’ye 1 ay yaşamaya çalışan aileler varken öbür yanda günde 1400 TL harcayabilen 1 milyonluk elit / crema de la crema Beyaz Türk zümresi vardır.
Özet olarak, 80 milyonluk Türk halkı yılda 100 TL kazanmakta, bunun 90 TL’sini 1 milyonluk azınlık yutarken, kalan 10 TL’yi 79 milyon kişi üleşmektedir.
Dünyada bu denli adaletsiz gelir dağılımı, sömürü sistemi, hukuksuzluk çok az ülkede mevcuttur.
Anadolu’nun üretken, zeki, idealist, vatansever evlatları üç kuruşa köle gibi çalışıp ter dökmesine rağmen milli gelirden payına düşeni 200-300 yıldır hiç alamamaktadır.
Osmanlı döneminde Türk halkı etrak-ı biidrak (cahil sürüsü) olarak aşağılanmış sadece çobanlık, ırgatlık ve askerlik yapması istenmiştir.
ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Rusya, İtalya, Hollanda, İsrail gibi sömürgen ülkelerin kurduğu tuzaklar sebebiyle Türkiye dünya ekonomi pastasından alması gereken payın 5’te birine mahkum edilmiştir. Yani kişi başı milli gelirimiz 50 bin Dolar olması gerekirken 10 bin Dolar seviyesine çakılıp kalmıştır. Her yıl 2-3 trilyon Dolarlık kaynağımız çalınmaktadır.
Özelleştirme yalanıyla bir çok şirketimiz de yabancıların eline geçmiş, karlar her yıl dışarıya transfer edilir olmuştur.
Borsa İstanbul’da işlem gören 500 kadar şirketin hisse senetlerinin de yüzde 60 kadarı yabancı, tefeci fonların elinde olduğundan her yıl milyarlarca dolarlık kar ülke dışına kolayca kaçırılmaktadır.  


Ali Özdemir
www.aliozdemir.net
0505 220 83 85


No comments: