Sunday, April 2, 2017

Bizden Bill Gates ve Steve Jobs’lar çıkar mı?


Dünya 21. yüzyılda çok hızla değişmeye devam ediyor. Üretim araçlarının tümü akıllı, kendi kendine karar veren türe doğru evriliyor.

200 bin yıl öncesinden bugüne tarlayı sopayla, çapayla, kara sabanla, pullukla sürüp ürün almaya çalıştık.

150 yıl kadar önce en hızlı ulaşım aracı at idi. Bugün dünyanın her tarafına 24 saatte ulaşmaya başladık.

Almanya, Japonya, Fransa, İtalya, Güney Kore, Amerika, İngiltere vb. gibi ülkeler “endüstri 4.0” adı verilen üretim modeline çok hızlı biçimde geçmekte.

Bizim eğitim örgümüz yeni teknolojilerin üretimi konusunda hiçbir vizyon ortaya koyamıyor. İlkokuldan üniversiteye kadar okutulan derslerin yüzde 90’dan fazlası kuru, gereksiz bilgileri öğrenciye yüklemeye çalışıyor.

Yeryüzü standartlarını göz ardı eden, buluşu teşvik etmeyen, üretimden kopuk eğitim modeli bizi fakirliğe itiyor.

Her sene bilgisayar, tablet, telefon değiştirerek kendimizi teknolojiyi takip eden insan olarak görme aymazlığı içindeyiz.

Kodlarla uğraşan, patent almaya çalışan, üretimi kolaylaştıran cihazlar yapanları asla desteklemiyoruz. 3-5 şarkı bilen tıfıl çocukların konserlerine 40-50 bin TL ödeyen kodamanlarımız bilimsel çalışma yapanlara zerre destek olmuyor.

Üniversitelerin özel sektörle işbirliği gösterişin ötesine bir türlü geçemiyor.

1950’li yıllarda bizden yoksul olan Güney Kore bugün Samsung, Hyundai, Kia, LG gibi dev küresel markaları ortaya çıkarabilmiştir. Sadece Samsung’un yıllık cirosu Türkiye’nin ihracatından fazladır.

Salça, makarna, reçel, kova, sandalye, gömlek, çorap, çimento, cıvata üreterek gelişmiş ilk 10 ülke arasına asla giremeyeceğiz.

80 milyonluk nüfusun dörtte biri okula gidiyor. Bu devasa kitle üretime hiçbir katkısı olmayan dersleri okuyarak kaynak ve zaman israfına sebep oluyor.

850 bin kişilik öğretmen kitlesinin yüzde 99,99’u bir robot kolunu çalıştıracak 20 satırlık kodu yazmayı bile bilmiyor.

Almanya ile Türkiye aynı nüfusa sahiptir. Onlarda 8.7 milyon genç mesleki eğitim alıyor. Bizde ise 1.7 milyon. Almanya’da 1.7 milyon genç üniversiteye gidiyor bizde ise yaklaşık 6 milyon kişi bir üniversitede okuyor. Rakamlar durumun acınası halini net olarak ortaya koyuyor.

Almanya Mercedes, Audi, BMW, Siemens, Bosch, Festo, Bayer gibi markaları dünyaya yaymış. Biz ise basit ürünleri üretip az kazanç elde etmeye devam ediyoruz.

Yere göğe sığdırılamayan turizm sektörü bizi bir üst seviyeye taşıyacak etkiye sahip değildir. 5-10 günlüğüne ülkemize gelen turist verdiği paranın tümünü yiyip içerek ayrılır. Bize sadece hizmetçilik yapmak kalır. İşsizlik azalır ama yüksek katma değer sağlamaz.

27 yıldır meslek liselerinde çalışıyorum. Elektrik, elektronik, bilişim alanının öğretmenlerinin bile yüzde 90’ı 2 satır kod yazacak donanıma sahip değildir. 200’ün üzerindeki üniversitelerin çoğunda da kopyala yapıştır kitaplarla, maketlerle sadece gösteriş yapılmaktadır.

Özet olarak “Endüstri 4.0” konusunda sadece felsefe yapıyoruz…


www.aliozdemir.net

No comments: