Thursday, June 30, 2016

Projeci, üretken insanları desteklemek lazım



Bugüne kadar 20-25 kadar belediye başkanını icraatlarıyla ya da yakinen tanıdım. Bunların çoğu sadece laf üreten türden, oportünist, günü kurtarıcı işler yapan, halk dalkavukluğundan kopamayan türde kişilerdi… Seçim kampanyasında harcadığı paraları geri toplama peşinde olan insanları da hiçbir zaman onaylamadım.

İçinde yaşadığı toplum için gecesini gündüzüne katan, özel hayatını iptal eden, 24 saat hizmet için didinen insanlarımız maalesef çok azaldı.

Belediyecilik konusunda ülkemizin alacağı çok mesafe var. Yaptığı işi bilen, severek yapan, öğrenmeye karşı durmayan, yeniliklerden kaçmayan kişilerin kamusal hizmetlere daha çok talip olmasını hepimiz daha şiddetle  istemeliyiz.

Gelişmiş Avrupa ülkelerine gidildiğinde belediyelerin çevre, geri dönüşüm, ulaşım, temizlik, su, aydınlatma, sosyal yardım, kurumsal iş birliği ve sağlık konularında yaptığı işlere hep imrenerek bakarız.

Bizim ülkemizde de binlerce belediye başkanımız var. Bunların çoğunun hala geri dönüşümden, enerji tasarruflu aydınlatmadan, hijyenik temizlikten, ucuz ulaşım sağlamadan, halka spor yapma imkanı sağlayıcı  düzenlemelerden zerre kadar haberi bile yok.

Gösterişli makam arabaları almayı, lüks makam odaları yapmayı, etrafa caka satmayı belediyecilik sanmaktan ne zaman kurtuluruz bilmiyorum.

Bir buçuk yıldır, Karadeniz’in kıyısında bulunan 36 bin nüfuslu bir ilçede görev yapıyorum. Bu ilçenin belediye başkanını 10 kez kadar yakından dinleme, sohbetine katılma imkanı yakaladım. Bir insanın içinde yaşadığı toplumun sorunlarıyla, eğitimle, ulaşımla, sağlıkla, sosyal paylaşımla, şehirleşmeyle, led teknolojisiyle ucuz aydınlatma yapmayla bu kadar yakından ilgilendiğini, bilgi sahibi olduğunu hiç görmedim, duymadım.

Eğitim kurumlarının bir dediğini iki etmeyen, fakirleri gözeten, teknolojik yatırımları -darlık içinde olmasına rağmen- bir şekilde yürüten insanlar alkışı, tebriği fazlasıyla hak ediyor.

Belediyecilikte particilik, şu görüş, bu görüş gerçekten önemli değildir. Her partide az kaliteli, çok kaliteli insanlar vardır. İyi belediyeci olmak için belediyenin altyapısından yetişmiş olmak çok önemli bir artıdır.

Sıradan bir avukatın, hekimin, esnafın, müteahhitin belediye başkanı olması hakkıdır. Ancak proje üretmesi, faydalı yatırımlara yönelmesi oldukça zordur.

Bu yazıyı okuyanlar şunu düşünmesin: Belediyeden ihale alacak, rant sağlayacak, emlak işi kotaracak, makam-mevkii sahibi olacak… Asla böyle bir niyetim yoktur. Olamaz da. Zira yaşadığım ilçede bir tek akrabam, yakınım bile yoktur. Sadece gerçekten faydalı projeler peşinden giden insanlar bilinsin istiyorum.

“Yaşadığın yer neresi” diye soranlar olur ise sadece Zonguldak’ın bir ilçesi diyeyim. Gerisini siz öğreniniz.
    
Ali Özdemir
0505 220 83 85

No comments: