Saturday, June 25, 2016

İngilizleri biraz tanıyalım


Avustralya yıllarca istilacı İngilizler tarafından hapishane olarak kullanılmıştır. Bu ülkeyi kuranlar, İngiltere’ye başkaldıran mahkumlardan oluşur diyenler de vardır. Bugün dünyanın en huzurlu, refah seviyesi yüksek ülkelerinden biri haline dönüşmüştür. Ama hala İngiliz uluslar topluluğuna üyedir. Yani kültürel, ekonomik olarak İngiltere’nin etkisindedir.

Kıbrıs adasını 60-70 yıl yönetmiş olan İngilizler bu ada halkını kendilerine benzetmişlerdir. KKTC’de hala en geçerli para Sterlindir. Her şey İngiliz kültürünün etkisi altındadır.

10 kadar Arap ülkesi, Hindistan, Pakistan, Güney Afrika Cumhuriyeti vb gibi ülkeler hala İngiliz etkisinden kendisini kurtarabilmiş değildir.

Arap ülkelerinin her işi İngilizler tarafından planlanıyor da diyebiliriz. Yani petrolden ve doğal gazdan kazandıkları paraları yine İngiliz bankerler kontrol etmektedir.

Dünyanın finans devi olmuş tröstler, küresel kraliyetçiler, gizli dernekler hep İngiltere merkezlidir.

Dünya çapında faaliyet gösteren HSBC adlı banka İngiliz vatandaşı bir Yahudi tarafından kurulmuştur.

340 milyonluk ABD’yi yöneten 5 milyonluk seçkin Yahudi kitlesi önemli oranda İngiltere’den oraya göç etmiş ailelerden oluşmuştur.  

Osmanlı Devletinin parçalanmasında, zayıflamasında, yok olmasında İngilizlerin etkisi yüzde 70’lerin üzerindedir.

1915’lerde Çanakkale’de onbinlerce evladımızın şehit olmasında yine İngiliz entrikaları, dünyaya hakim olma planları vardır.  

Vasıfsız, kalitesiz, çapsız Yunanistan’ın ordusunun 1920’lerde Anadolu’ya hücum etmesinin arka planında da İngilizler vardır.

İngiltere aslında küresel kraliyetçi, dünyanın tek bir noktadan yönetilmesini isteyen sapkın Yahudilerin kontrolündedir. Şu anki başbakanları David Cameron da Yahudidir. Diğer siyasi lider Ed Miliband da Polonya’dan göç etmiş bir Yahudidir.  

1804-1881 yılları arasında yaşamış İngilizlerin etkili devlet adamı Benjamin Disarelli de Yahudidir. Bu konuda internette ek bilgiler bulunabilir.  

İngilizlerin uydurma, akıl dışı, mantıksız, kurgusu, estetiği olmayan, Fransızca’dan, Hintçe’den çalınma sözcüklerle dolu olan dilleri tüm dünyaya yayılma başarısı göstermiştir. Bizim ülkemizde de 1950’lerden bu yana İngilizce ile eğitim yapma saçmalığı ilkokullara kadar indirilmiştir. Türkiye’deki 20 milyon öğrencinin İngilizce’yi öğrenebilmesi için her yıl 4-5 milyar dolarlık bir kaynak heba ediyoruz. 80 bin kadar İngilizce öğretmenimiz var ama devlet okullarında liseyi bitirip de bu dili konuşup yazabilen insanlarımız binde biri geçmiyor…

1700’lü yıllardan bu yana İslam dininde yaşanan kargaşaların, sapmaların, bölünmelerin arka planında da İngilizlerin sinsi planları yatmaktadır. Suudi Arabistan’ı kontrol eden sapkın Vahhabi mezhebi de İngiliz çakalları tarafından ortaya çıkarılmış bir beladır.

Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasını engellemek için kullanılan bir çok din adamının arkasında da İngiliz istihbaratı vardır. Günümüzde de Anadolu’da faaliyet gösteren 50 kadar tarikatın, cemaatin bazılarının beyin takımı İngiliz ajanlarının yönlendirmeleriyle çalışmaktadır. Bu konuda çok bilgi verebilirim ancak sinsi yapılardan zarar görme olasılığım vardır...    

İngilizlerin gidişatının iyi olmadığını belirtmekte de yarar vardır. Asırlardır zulüm, soygun, soykırım, sömürü, yalan ile ayakta duran bu milletin yüzde 60’ı alkoliktir. Nüfus hızla yaşlanmaktadır. Genetik (ırsi) hastalıkların artış hızı durdurulamamaktadır. Yani ektiklerini biçmektedirler.  
  
  
Ali Özdemir
BOLU


Not: Kargo bedelini ödeyen herkese bir kitabımı hediye ediyorum.

No comments: